Köşe Yazarı : SEMİNERLERİMİZ
SEMİNERLERİMİZ
Yazara Ait Tüm Yazılar
SABATAYİZM VE MASONLUK

Sohbet Odamızda alpurungu rumuzu tarafından verilmiş seminer. Direk sohbet odasından buraya aktarılmıştır.

Selamun aleyküm

Bismillahirrahmanirrahim

değerli dava arkadaşlarım
bu seminer yahut sohbetimizde Allah’ın izniyle
ülkemiz ve dünya milletleri içerisinde iki büyük fesat-bozguncu şebekeyi
tanımaya çalışacağız
bunlardan
önce adı çok duyulan ama pek çok kişinin yanlış bilgilendirildiği
dolayısıyla da daha başka yanlışların bunu takip etmesine neden olduğunu
iyi bildiğimiz Sabatayizm veya genelde söylenen adıyla Sabataycılık nedir
sorusunu cevaplandırmak istiyoruz
Sabataycılık yahut Sabatayizm adından da anlaşılacağı üzere
Sabatay Sevi olarak Türkçe telafuzla söylenen isim kaynak olmuştur
Sabatay denilen şahısın ismi çeşitli şekillerde söylenebilmektedir
Sebatay - Sabatai - Sabatay olan adıdır
soyadı ise Sevi diye telafuz etmemize karşılık İbranice şekli Svi şeklindedir
bu Sevi adı bu cemaatın bağlılarında kadın ismi olarak da Sevgi şeklinde özellikle Sev-- kökü korunacak şekilde
başka isimler biçiminde de söylenmektedir
örneğin : Sevtap Erener bu cemaat mensubu bir ailedendir
adı olan Sevtap’ın birinci bölümü Sev hecesi bu koruma geleneğinden dolayıdır
kısaca biz burada Sabatay Sevi diye bu şahısın adını söylemekle yetineceğiz
Sabatay, İspanya göçmeni seferad Yahudilerinden Mordehay Sevi’nin oğlu olarak
İzmir’de 1624 yılında doğdu
babası Mordehay oğlunun haham olmasını istiyordu
ailenin ilk oğlu olduğundan dinsel inançları gereği ilk çocuk erkek olunca
mabede adak kabul edildiğinden bu tercih yapılmıştı
Sabatay Sevi 20 yaşlarına kadar haham şakirdi yani yardımcısı olarak yetiştirildi
bu arada yahudi gizli öğretilerinden Kabala ilmi için de özel bir eğitim aldı
Tevrat şifrelerini çözmeye yönelik bir eğitim de olan kabala verilerine dayanarak
1646 yılında 24 yaşındayken Yahudilerin beklediği mesih olduğu iddiasında bulundu
ve peygamberliğini ilan etti
bu arada bir nedenle bir alacak verecek meselesinden kavgalı iki yahudi arasında kaldığı bir sırada
taraflardan biri Ogan adındaki şahıs korku ve heyecandan bayılınca
bunu değerlendiren Sabatay baygın adamı ayıktırıp
kendisine yardımcı olursa kurtaracağını söyledi
o da bunu kabul edince olayı ölü diriltme olarak sergilediler
meraklılar bunu gerçek zannederek bir mucize diye bu olay hızla şehirde yayıldı
mesih beklentisindeki yahudilerle beraber birçok cahil müslüman da bu mucize tezgahına inandılar
kısa sürede Sabatay etrafında 40.000 kişi kadar inanmış taraftarı toplandı
bu taraftarlar arasında çapulcu, sahtekar bir sürü çıkarcı da vardı
çevreye saldırganlıklar başlayınca devlet müdahale etti
sorumlu görülen Sabatay önce Çanakkale hapishanesine kapatıldı
orada gardiyanları ve mahkumları baştan çıkarmaya başlayınca Sultan olan Avcı Mehmet’in o sırada bulunduğu
Edirne sarayına götürüldü
Padişah ondan gerçek peygamberse bir mucize gösterirse kendisinin de inanacağını söyledi
Sultan Mehmetin yahudi asıllı baş hekimi
mucize göstermezse başının vurulacağını
hayatını kurtarmak istiyorsa müslüman olması gerektiğini söyleyince
Sabatay can korkusuyla usulen müslüman oldum dedi ve yağcılık olsun diye
padişahın da adı olduğundan Mehmet adını aldı
Tevratta gelecek mesihin başka bir halk tarafından yutulacağı söylendiğinden
bunun böyle bir durum olduğunu yayarak
görünüşte müslüman olduğunu aslında hala yahudi ve peygamber olduğunu
taraftarları arasında yaydı
Sultan da müslüman olduğunu söylediğinden dolayı onu Arnavutluk bölgesinde sürgüne gönderdi
Sabatay hayatının sonuna kadar orada kaldı ve orada öldü
sağlığında iddia ettiği peygamberliğin kitabı olarak bir kitap yazdı
bu kitabında gizliliğe ve müslüman görünüp yahudi yaşamaya büyük önem verdi
inanmışlarına müslüman adı yanında yahudi adı da taşımalarını emreden hükümler yazdı
18 ana bölümden meydana gelen kitabının önemli bir bölümünün adı Beria bölümüdür
Beria bir yahudi bayramının kendince yeniden uyarlanmış bir şeklini emreder
Beria adının anlamı çoğalma demektir
bu bayramın bilinen başka isimleri de vardır
kara tavuk bayramı
horoz bayramı
kuzu bayramı
dört gönül bayramı
gibi isimlerle anılan bu bayram isimlerinin anlamıyla çok yakın ilgiye sahiptir
bu bayram yahudi takvimine göre Ador ayının 13. günü ve gecesi kutlanır
bildiğimiz Mart ayının 18. gününe denk gelir bu gün
o gün en az dört kişi bir araya gelerek bayram kutlamasına başlanır
bunlar en az iki aile demektir ve iki kadın ile iki erkekten meydana gelir
bu bayramı yalnız evliler kutlayabilir
aile sayısı böylece 4 + 4 + 4 +......şeklinde artabilir
kuzu etini sadece bu bayramda yediklerinden kuzu bayramı bu nedenle söylenir
akşam kesilen kuzuların ön kısımları yenir arka kısımları haram sayılır ve yenilemez
gece yarısına kadar içki içilir ve eğlenilir
gece yarısını geçince eski geleneklere göre o gece yakılan mumlar söndürülür
mumların sönmesiyle rasgele cinsel birleşmelere geçilir ve bu gece kimin kiminle beraber olduğu asla bilinemez
bu geceden hamile kalmak ve bu geceden doğan çocuklar kutsal kabul edilir
bu geceyi gizleyebilmek için de taşıdıkları müslüman isimleri yardımcı olur
Müslüman çevrelerde kendilerini oruç tutmadıkları ve namaz da kılmadıkları için Alevi olarak tanıttıklarından
yaptıkları bu mum söndürme olayı haksız olarak Alevi müslümanlara mal edilir
be gecede
mumları söndürmek için yanan mumlar üzerine tavuk yahut horoz uçurulduğundan
bu bayrama horoz bayramı da bu nedenle denilmektedir
Sabatayistler denilen bu cemaat Sabatay Sevinin ölümünden sonra ikiye ayrıldılar
başlıca iki aile etrafında toplandıklarından
Karakaşlar etrafında toplananlara Karakaşzadeler
Ogan efendi tarafında toplananlara da Oganzadeler denildi
günümüzde pek çok kişinin soyadının temeli bu Ogan ve Karakaş geleneğinden kaynaklanır
sözgelişi muhafazakar kesimde adı çok duyulan ve muhafazakar bir kişi olarak tanınan
pek çok kimsenin soyadı daha çok Karakaş olarak geçer
örnek verirsek
AKP hükümetinin isteği ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye üyeliğine atanan hakim
bu aileden olup soyadı Karakaş’tır
Sabatay Sevi’nin göstermelik müslüman oluşunda aldığı isim olan Mehmet adına da çokça rastlarız
bu cemat kökenli olduğunu bildiğimiz örneğin Yaşar Büyükanıt’ın ilk adı da Mehmet’tir
Yaşarar Büyükanıt’ın damadı Yahudidir
Cumhurbaşkanlığı yapan Turgut Özal ile kardeşi Korkut Özal’ların hanımları yahudidir
Ecevit’in eşi Rahşan yahudidir
başbakanlık yapan Tansu Çiller Sabatayist kökenli Ogan soyludur
ancak bu saydığımız kişilerin ilk adlarında ya Mehmet ya Sevgi adları israrla korunmuştur
Osmanlı tanzimat dönemi ardından Selanik çevresinde ve İzmir, İsparta, Burdur, Antalya, Siirt, Bitlis, Maraş gibi vilayetlere yerleşen
Sabatayist zenginlerinin çocukları zamanla Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde çok önemli
makamlarda bulundular
bunlardan bir kısmının isimlerini belirtmekte fayda görürüz
Ziraat Bankası kurucusu ve Meşrutiyet Sadrazamı Mithat Paşa
2. Meşrutiyet Sadrazamı Talat Paşa
Kuvayı Milliye üyesi ve bakanı Ali Fuat Cebesoy
Erdal İnönü’nün eşi
Abdulhak Hamit Tarhan
Nazım Hikmet Ran
Nazımın gayrimeşru oğlu olan Aziz Nesin
Yök başkanlarından Kemal Gürüz
içişleri ve dışişleri bakanlıkları yapmış olan İsmail Cem İpekci
gazeteci Abdi İpekci
modacı Cem İpekci
gazeteci Güneri Civaoğlu
Orgeneral Çevik Bir
Kenan Evren
Orhan Pamuk
Behice Boran -İşçi Partisi Genel Başkanlarından
eski eğitimcilerden Şemsi Efendi
Tv sunucusu Kenan Işık
Çetin Emeç
Kemal Derviş
sanayici Ömer Çavuşoğlu
Vehbi Koç eşi
Rahmi Koç eşi
diğer gelinleri
Alp Yalman
Ahmet Emin Yalman
Yunus ve Nadir Nadi kardeşler
Dinç Bilgin
şarkıcı Nilüfer
Ajda Pekkan
gazeteci Ali Sirmen
Prof.Toktamış Ateş
Nasuh Mahruki
Barış Manço
yazar Ayşe Kulin
gazeteci vs Reha Muhtar
Mehmet Ali Erbil
Nazlı Ilıcak
Nejat Eczacıbaşı
Tunca Toskay
Hulusi Kentmen
Altan Öymen
Tv sunucusu Ali Kırca
tiyatrocu Levent Kırca ve eşi
Yıldız Kenter
Haldun Dormen
Emre Kongar
Gülgün Feyman (sunucu)
Zeki Müren
Yıldırım Demirören
Nazif Zorlu
Emin Çölaşan
Güngör Mengi
eski merkez bank başkanı Gazi Erçel
eski yök başkanı Kemal Alemdaroğlu
ve daha bir çok kimse
aralarından seçtiğimiz bu kişilerin sayılarını daha pek çok çoğaltabiliriz
ancak bunlardan biri daha vardır ki
dünya tarihini kana boğam şebekeleri kurmuş ve onun ailesi hala dünyayı kana boğmaktadır
dünya bu kişiyi Bankacı olarak tanır ve Rodchilts der
1750 yıllarında Selanikten Berline giden bir Sabatayist
Berlin Mason locasına kaydolur ve Mason olan Alman İmparatoru Henri ile beraber
İlluminati adlı bir örgüt kurarlar
projeye göre asıl adı Ferdinand olan Selanikli Sabataist diğer adırla Rodchilds
1760’da Fransaya gönderilir
İngiliz kraliyet bilimler akademisi ile
Paris Ortadoğu Kabul edilmiş Masonlar Locası ile beraber bir ihtilal planı yapılır
kurulan illuminati örgütü Karl Marks’a da meşhur Das Kapital siparişini vermişlerdir
Frederick Engels ve muhafazakr filozof Hegel
iki yönlü çalışmalarına Charles Darwin’i de katarak bunların bileşkesinden bir rejim düşünürler
bunu gerçekleştirmek üzere 1789 Fransız ihtilalini yaparlar
asıl ihtilal ekibi bunlardan meydana geldiği halde başka isimler propaganda edilir
dünya ilk defa sosyalizm ile tanışmıştır
görünürde ise Liberalizm vardır
Sabatayist Ferdinand bir dükkan açmıştır Pariste
üstünde bir yazı olmayan kırmızı bir tabelası vardır
bu kırmızı tabelanın Almanca adı Rodchils yani Kırmızı Şilt’tir
Kırmızı Şilt tabelasının olduğu o dükkan daha pek çok yerde kendini gösterecektir
İstanbul merkezli Thoule adında (T U L) bir örgüt daha kurulmuştur
bu örgüt ile Kırmızı Şiltli dükkan işbirşliğine başlar
artık bu tabela bütün sosyalist ihtilalci hareketlere bayrak olacaktır
o dükkanın tabelası önce Avrupa işçi hareketleri diye yutturulan oyunlarda gezdirilir
onbinlerce işçinin katledilmesi sağlanır
bu bayrak bankacı Rodchilds’in oğlullarının da finansı ile Vladimir Ulyanov İlyiç Lenin adında birini İsviçre’de bir vagon dolusu para ile
Rusya’ya gönderirler
Tul örgütü lideri Kozirev’in evinde saklanan Lenin 1917 ihtilalini parasını da aldığı Rodchild adına izafeten
kırmızı yani kızıl bayrakla yapar
ilk bolşevik bayrağında orak çekiç işaretinin üzerinde beş köşeli değil altı köşeli yahudi yıldızı vardır
o yıldız 1925 yılında beş köşe ile yer değişir
Avrupa’da ise Henri sonrası dağılan Almanya
Bismark zamanı toparlanırken rejimler değişir
imparatorluklar dağılır liberal yönetimler devri başlar
bu projeye bağlı olarak
ABD topraklarında görünürde kölelik yanlısı karşıtı savaşı diye yutturulan ABD iç savaşı yapılır
Rodchilds orada da vardır
Evangelist tarafı ile Katolik tarafı savaşmaktadır
Evangelistler Demokrat Parti olurlar
Köleci sanılan Katolik taraf ise Cumhuriyetci Parti olurlar
iç savaşın güney orduları komutanı General Lee ise mağlup olur ise de yargılanmaz ve bir plan yapması istenir
o planı sipariş eden de daha sonra Rokefeller ve Ferguson tröstlerini de kuracak olan yine Rodchilds bankasıdır
o plana göre Osmanlı nasıl yok edilecek
İsrail nasıl kurulacak gibi problemlere projeleri gelişecektir
Osmanlı’da meşrutiyet kurma nasıl olacak orada belirlenir
Osmanlı Balkanları nasıl kaybedecek orada belirlenir
birinci dünya savaşı nasıl çıkacak orada yazılır
Osmanlı çökerken Sevr nasıl kaleme alınacak orada tarif edilir bir şey hesap edilemez
Anadolu kurtuluş hareketi ve Türk Milleti o planlara uymaz
onun da daha sonra çaresi düşünülecektir
önce Milletler Cemiyetini ABD kurar ama kendisi hiçbir zaman üye olmaz
ikinci dünya savaşı biterken adını değişir Birlşemiş Milletler yapılır
Nato vs bu plana göre kurulur
Çin’de Mao ihtilalini rahat yapsın diye bütün silah cephane ve ekonomi Rodchilds ve localar aracılığında
ABD tarafından sağlanır
Vietman önce Hollanda sömürgesidir
Sonra Fransa gelir ve o da ABD sen gel der
Hitler zamanında yetişen Vietnam ırkçılarının örgütü olan Viet-Kin bir gecede Viet-Kong olur ve birden bir kızıllaşır
başına Paris eğitimli Ho Şi Minh geçirilir
11 sene Vietnamlı Vietnamlıya kırdırılır
silahlar denenir
oradan önce düşünülen Küba için CİA eğitimli Kastro uyanık oynar ve dirsek çevirip kendi diktatör olur
onu kaybedenler Vietnamı yapmışlardı
Vietnam’ın suyu çıkınca oyun Afrika’ya taşınır
Mısıra’da ihtilaler başlar
Irak Suriye ihtilalleri patlar
Habeş kralı birden iniverir Habeş adı bile Etiopya olur
dünya genelinde bu oyunların başlangıç noktasında masonlar kadar Sabatayist dünya vardır
bunu bu çerçeveden görerek hiç de küçümsememek gerekir
bu Siyonist oyunların daha başka cephelerden incelemesine
inşallah başka bir sohbetimizde devam ederiz
şimdilik bu bölüm buraya kadar

MASONLUK

Değerli dava arkadaşlarım
Mason kelimesi bir çek şekilde söylenir
Franmacconorier, Franmason, Farmason ve Mason gibi
hepsi de duvarcı ustası, sıva yapan malacı demektir
günümüz karşılığı olarak da inşaat ustası diyebiliriz
Mason tarihcilerine göre ilk Mason yani ilk inşa edici olarak değişik isimler gösterilir
Tevrat esaslı hareket edenler evren inşasını yapan Yahova derler
İnsan esaslı bakanlar ise
Nuh peygamberi gemi yaptığı için ilk mason sayanlar olduğu gibi
Hz.Sülayman mabedinin inşasını yapan mimar Hiram diye de söyleyen vardır
başlangıç noktası hangisi olursa olsun bütün masonluk türlerinde güneş ve pergel-gönye üçlemesi esastır
güneş ile evren mimarı Yahova
pergel ile mason felsefesi
gönye ile de üstadlık, bilimadamlığı yahut mason üstadlığı (örgütü) kabul edilir
bu anlamlandırma biçimi Masonluğun yenilenme dönemi dediğimiz 16. asır sonrası için daha geçerlidir
16. asıra kadar mason teşkilatları daha çok meslek loncaları şeklindedir
tarihin antik çağ dönemlerinde inşaatçılık özel bir bilim alanıdır ve bu bi
lbilimi de toplumların ö dönem eğitim sistemi olan mabetler-tapınaklar ve rahip-rahibe sistemi
meydana getirmektedir
özellikle rahipler tarafından organize edilen ve yönetilen meslek teşekkülleri antik çağ devlet biçimlerini de yapılandırmaktaydı
bu nedenle de antik çağ devletlerinde genel olarak devlet başkanları -king, kral, satrap, vs- baş rahip sayılırlardı
dolayısıyla devletler bilim kurumları olarak rahipler sistemi ile baş rahip olan devleti yöneten tarafından meydana getirilir
seküler sitemleri de devlet başkanları ayrıca kendilerinde toplamış olurlardı
insanların kendi ev ve diğer barınakları olağan görülür
ama saraylar ve mabetler genel olarak bitişik yapılarak kutsallık bütünleşmesi sağlanırdı
inşaat işlerini de bu rahipler yönettiğinden
yönettikleri inşaatlar da saray veya mabetler olduğundan
hem bu binalar hem de mimarları olan rahip-başrahip kutsallaşırdı
mesleki bilgiler ve diğer bilgiler bu bilgeler tarafından yapılanırken
bilimin dejenere olmaması için de gizlilik sağlanırdı
bunu dinsel öğretilerde görürüz
mitoloji denen dinsel öğretilerin iki yönü vardır
Sümerler-Babillierde
bir yarım yumurta şeklinin üstünde kumru
bu şeklin sağ ve solunda birer güvercin bulunur
bu yarım yumurtanın üzeri baklava dilimi şeklinde dilimler çizilerek desenlenirdi
bu resim genelde kabartma resim olarak yapılırdı
resimdeki kumru halka baş ilah diye söylenir
güvercinler iyi ve kötü melekler diye tarif edilir
yarım yumurta ise kader denilirdi
halka bu resim dini motif olarak böyle anlatılır ise de
bilimadamları olan rahipler çok başka bir anlamla bakarlardı bu resime
onlara göre yarım yumurta dünyadır
üzerindeki dilimler aslında meridyen ve paralellerdir ve saat dilimleri mesafelerini ifade eder
kumru güneştir
güvercinler ise
sağdaki ruh
soldaki madde demektir
halkın ve bilimadamlarının sembollere bile böyle farklı bakışları şarttır
halka ne mesafe ne saat dilimi anlatılamazdı
oldukça iyi matematik ve gözlem bilgisi gerektiren bilimler bu nedenle mitolojileştirilirdi
işte bu iki düşünce ve hayat şekli gizliliği
dolayısıyla inisiye olmayı gerektiriyordu
meslek loncaları asırlarca bu kutsallık zırhı ve devlet bilim işbirliği içinde yaşadı
10. asıra gelindiğinde haçlı seferlerinin ekonomisini ve feodalitesini çok derin etkilediği
Avrupa kültürü içinde bin yıl boyunca Hıristiyan ekol hakimiyet mücadeleleri ancak bir şekle oturabildi
ilk defa ortodoks ve katolik alanlar belirlendi
bu belirlemeye paralel olarak şato inşaatları yanında madencilikte önemli gelişmeler oldu
yapılar içinde en geniş sahayı da dolayısıyla hızlı bir şekilde kilise inşaatları kapsadı
ortaçağ denilen bu dönemde
örneğin Fransa’da deri, şarap, un üretimi ve madencilik faaliyetlerinin neredeyse tamamı
manastır rahiplerince yapılıyordu
tespit edildiği kadarıyla bilinen 70 bin kadar değirmenin 65 bini manasır rahiplerince işletiliyordu
bu da ister sitemez zenginliği iki ele tolanmaya götürmüştü
birinci zengin kilise
ikinci zengin serbest piyasa ticaretinde dolayısıyla uluslararası ticaret ve para dolaşımında
zengin bir Yahudi sınıfı meydana gelmişti
Avrupa milletlerinde İspanya, Almanya Yahudi sürgünleri bu zenginliğe dur deme sürgünleri diyebiliriz
onlar bir yandan sürgün edilirken bir yandan gizli örgütlenmelerle paralarını korumaya da çalıştılar
16. asıra gelindiğinde katliamlara varan tepkiler başlayınca bir tek çare kalmıştı hırısitiyan ve yahudi zenginleri için
asırlar içinde devlet yönetimleri kendi baş rahip krallıklarıyla beraber sivilleşmeye başlayan ama rahiplerden de kopmamış olan
loncaları özel koruma kanunları ile korumaya almışlardı
kral - imparator kendisi başta diğer devlet yöbetim elemanları ile rahip örgütlerini
yargılanamaz sayan
illa yargılanacaksa kendi özel mahkemelerinde yargılayan loncaları localar olarak örgütlemişlerdi
zengin yahudi ve hırıitiyanlar
karşılaştıkları sürgün ve katliam tehlikelerinden korunmak için
16. asır başlarında loca üyeliklerini paralarıyla satın almaya başladılar
işin içine para girince de paranın gücü loca yönetimlerini bile satılır hale getirdi ve hızla mason denilen meslek locaları
zenginlerin korunması, dayanışması örgütüne döndüler
para arz ve talep ilişkilerinin değişmesi
rönesans ve diğer keşiflerin ardı ardına meydana gelmesi
locaların da daha büyük ileri projeler yapmalarını gerekli kıldı
kilise,yahudi, zengin işbirliği iç içe girmeye başladı
17. asır ile fikir dalgaları başladı
feodalite zamanında ekonomi toprak ürünlerine bağlıyken
şehirleşme gerektiren sanayileşme köyden kente göçü zorladı
kıta keşifleriyle üretim dışı ekonomi sömürgeciliği getirdi
feodalite zamanında köle gibi olan serflik sistemi yerini
şehir hayatının içinde yeni değerlere sebep oldu
feodal beyin emri bitti şehirde pulic yani kamu-halk kavramı doğdu
public (kamu-halk-toplum) kendi için örgütlenme düşüncesini başlattı
zenginler ve mason faaliyetleri bunu da kontrola almayı hedefledi
böylece makyavelizmden liberalizme
sosyalizmden komünterizme kadar değişen
rejimler tartışılmaya başlandı
milli ekonomiler doğdu
gerideki hakim güçler buna da el attılar
devletler buna göre yeniden biçimlenirken rejimler ve tolumların milli değerlerine de
Arilik denen bir millet yapısı empoze edilerek yön verilmeye başlandı
ham madde kaynaklarına ihtiyaçlar doğunca
islam ülkelerinin kaynakları öne çıktı
enerji kaynakları başta diğer ham madde kaynakları ile
gelişen endüstriyel üretimin pazarı olarak da İslam ülkeleri değer kazandı
öyleyse islam ülkelerini de kapsanayn planlar olmalıydı
bunun için de hasta adamlar icad edilmeliydi
hastalık ise mikropla başlar diyen darvinizm yeni bir şey icadetti
yerli işbirlikçilik
bunun için de masonlar önemli görevler üstlendiler
mason yaparak yöenetemediklerini parayla aldılar
parayla da alamadıklarına suikast yahut savaş planladılar
mesela
Arap dünyasını isyan ettirdiklerinde Lawrens bir arap komutan bulamadı
çare ürettiler hemen
Manisa Salihli doğumlu ve Saruhanlı Türkmeni olan Balcıoğlu Paşa’yı
Balcıoğlu manasına gelen Aseli adıyla paraya boğup satın aldılar
ve Arap orduları baş komutanlığına Türk asıllı Aseli Paşa böylece getirildi
Aseli Paşa’nın sayesinde Medine’de 35 bin Türk askeri katledilebildi
İstanbul’da Kanuni zamanında başlayan saray içi organizelerine hız verildi
3. Selim mason yapıldı
modernizm zannettiği masonların fikirlerini pratik öneri sanarak reformları tedbirsiz olarak
yapmaya kalkışınca Patrona isyanı başlatıldı
artık ulema da birilerinin güdümüne girmeliydi
medrese öğrencisi devlet maaşıyla okurdu
öğrencilik kaç yıl sürerse sürsün maaşı ödenirdi
böylece ömür boyu öğrenci kalanlar medreseleri doldurdu
artık miskinlik öğrencilik değil medrese malı olmak demek oldu
ve Osmanlı her tür bilimden uzak bırakıldı
ilk olarak
Yavuz Selim’in babası zamanında saraya alınan sözde alim Cinci Hoca şeyhülislam yapıldı
Cinci Hoca aslen Arap yahudisi idi
Yavuz Selim ilk defa matbaayı getirmek isteyince buna ilk engel olan Cinci hoca
bu işi ancak yahudilerin yapması şeriata uyar fetvasını verince
Yavuz Selimin kiliseler dahil bütün mabetlerde Türkçe konuşulup dua edilecek
bütün okullarda Türkçe eğitim yapılacak
emri de dayanaksız kaldı
kalan üç asır içinde
ancak 154 kitap telif edildi
3 asırda 154 kitap
iki yılda bir kitap yazılan bir millet olunca
cehalet başladı
Macar asıllı bir savaş esiri olan İbrahim Müteferrika
ancak ilk matbaayı açabildi
bu matbaaya rağmen 154 kitap sayısında kalındı
Basra üzerinde emelleri olan İngiltere orada ilk önce 11. asırda yaşamış olan İbni Teymiye cemaatına el attı
Basra haricilerinden olan ve İran’da doğan ama Afgani denen Cemaleddin ile
ilk Osmanlı locaları Mısırda açıldı
İbni Teymiyeciler de ikiye ayrılmaya başladılar
halefiyeciler ve selefiyeciler çıktı ortaya
tam bu sırada Ebu Vahhab
vahhabiliği örgütledi ingiliz liralarıyla
Ebu Vahhab fazla teşkilatçı olmadığından Suud oğulları bu işi üstlendiler ve Vahhabi isyanını İngiliz Masonlarının paralarıyla başlattılar
Osmanlı da o zamana kadar haberdar bile olmadığı Nakşiliği
Vahhabiliğe altarnatif olarak finanse etti ve destekledi
Arap dünyasında hakim olan Kadirilik ile Nakşiliğin ittifakı sağlanmak istendi ise de başarılamadı
Mevlana Halidi Bağdadi’nin oğlu da vefat edince
İngiliz etkisiyle şeyh Tahai Hakkari Nakşi halifesi oldu
oilk defa bir Kürt Nakşi halifesiydi
onun da ardından Şeyh Küfrevi denen ikinci bir Kürt halife yapıldı
o da gönderdiği şeyhlerle Kafkas kartalı Şeyh Şamil’i fazla büyüdü diye Ruslara yakalatarak Şamil mücadelesi yanında
Türk Dünyası uyanışı da baltalandı
onun tayin ettiği Kafkas halifesi Arvasi efendi (S.Ahmet Arvasi’nin dedesi) ruslara hizmet ettiğinden
Ağrıda asılarak idam edildi
Küfrevi efendi de kendini İngiliz parasıyla Süleymaniye Erbil Kürdistan Kralı ilan etti ve
İngilizlerle beraber Osmanl^ya karşı savaşa başladı
ele geçirilierek Şemdinli’de idam edildi
işte bunlar olurken
Siirt yahudisi ve haham Nathan efendi birden bir hidayete ererek Anadolu Nakşi şeyhi yapıldı
Nathanın kardeşi ise Telavive giderek ilk Barzani Sinagogunu açtı
Şeyh Nathan efendinin gayretleri Osmanlı sarayına kadar ulaştı
ihaneti anlaşılınca Şama sürgün edildi
torunu Molla Mahmut Barzani Şaha karşı ayaklandı
Rusya’ya kaçtı
Leningrad üniversitesini bitirdi kızıl orduda binbaşıyken İrana gönderildi
1946 Mahabat isyanında ABD v İngiliz Masonlarının paralarıyla isyan etti
Şah İsviçreye kaçtı
döndüğünde ilk iş Rotchilst bankasına verdiği sözde durdu ve
İran Azerbaycan Özerk Cümhuriyetini
40 bin Türkü katlederek ortadan kaldırdı
Binbaşı Barzani daha sonra Menderes zamanında Irak’a geçirildi
torunu Mesut şimdiki Irak Kürdistan başkanı oldu
Siirtteki Nathanın başka akrabaları vardı
onlardan birinin torunu Emine Erdoğan adını alırken
bir başkası Hayrun-Nisa Gül adını alacaktır
Nathan’ın bağlı olduğu seferadlardan olmamakla beraber Gürcistan yahudisi Yakob’un soyundan bir Necmeddin Erbakan doğdu
Türkiye Masonluğu
Osmanlı’yı ittihat terakki manevrasıyla bitirmişti
sabatayist asıllı bir Kubilay yanlışlıkla Menemen de soydaşı derviş Mehmet tarafından öldürüldüğünde
Mason oyunları iyice ortaya çıktı
1937 yılında localar rsmen kapatıldı
İsmet inönü ise Siirt’teki dedelerinin tavsiyesi üzerine 1945 yılında locaları resmen açtı yeniden
1946 seçimlerinde artık bir Washington Rab locası biraderi olan Celal Bayar geleceğeadaydır
Menderes ve sabatayist asıllı Fatin Rüştü Zorlu ile
12 adalar önce Yunan’a verildi
ardından 100 yıllık sözleşmesi biten Kıbrıs teslim alınacağı yerde Makarios çetesine teslim edildi
1954 anlaşması ile yoktan bir Kıbrıs devleti doğdu
aynı yıl Fener patrikhane sahası olarak Fatih ilçesi resmen kabul edildi
masonlar Menderes ve ekibini sonuna kadar kullandılar
idam edildiklerinde yeni masonları Demirel hazırdı
Masonların diğer faaliyetlerine
başka bir sohbette devam etmek üzere
bu konuyu da burada bitiriyoruz
.
Ocaklı geleneğine uyarak
geleneğine uyarak
sohbetimizin bittiği bu anda
başta Resulullah olmak üzere
cümle İslam ehlinin ruhlarına
hassaten cümle şehitlere ve merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’e
bir fatiha rica ediyorum

vesselam

Hakkınızı helal ediniz lütfen

2008-03-09 Bu yazı  9151  kere okundu
YORUMLAR
Fatih Özcan 2010-02-18
Barış Manço
Öncelikle hepinizden Allah razı olsun.Seminer yazımı ve işlenişi çok güzel olmuş.Heleki yeni nesilin bilmesi gereken şeylerden biridir.yalnız şuna açıklık getirmenizi rica edeceğim.Barış Mançonun bazı dökümanlarda Ülkücü olarak tanıtılıyor.Bazı dökümanlardada sabatay olduğu.Şahsen ortada kaldım.Selametle.Allaha emanet olalım.
Son Yazıları:

KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 3
KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 2
KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 1
17 AĞUSTOS DEPREMİ
3 MAYIS 1944 OLAYLARI VE SONUÇLARI
1 MAYIS
ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
SABATAYİZM VE MASONLUK
TURAN 2
RESULULLAH’IN LİDERLİK VASFI

Başbuğ Alparslan Türkeş




Üye Ekranı
Üye adi :  
Şifre :
 

Kayıt ol

Şifremi Unuttum

Toplam : 34552
Son Üye: Omer33tarsus

Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google