Anayasa’da değiştirilen maddelerin TBMM’de oylanmasını akşam saatlerinden gece yarılarına kadar izliyorum. Bir dizi izlemekten yada film izlemekten veya müzik magazin programı izlemekten daha da ilgi çekici geliyor…
AKP-BDP ortaklığı ile 330’ların üstünde çıkan oylarla anayasa değişikliği maddeleri tek tek meclisten geçiyor. CHP Meclise girmezken, bir tek MHP ret oyu veriyor. Maddeler üzerindeki görüşler de ise sert tartışmalar oluyor…
Anayasa değişiklikleri ile ilgili daha önce yazdığım yazılarımda belirttiğim gibi anayasada yapılan değişiklikler ilk kez yapılmıyor sonda olmayacak. 1850’lerden bu yana durmadan anayasa değiştirdik. Hala da değiştiriyoruz ve bu hükümetten sonraki gelecek olan hükümetlerinde ilk işi anayasa değiştirmek olacak.
Sizlere asıl anlatmak isteğim konu “Başkanlık Sistemi”Bu sistemi de İlk isteyen Başbakan Recep Tayip Erdoğan değildir. Dokuz ışık kitabında ayrıntıları ile alan MHP Kurucusu merhum Başbuğ Alparslan Türkeş, ANAP Kurucusu ve Lideri rahmetli Turgut Özal ve şimdi de AKP Lideri ve Başbakan R. Tayip Erdoğan. Sanırım bir tek CHP ‘liderlerinden duymadım. Onlar tarafınca yazılmış bir belgede ne okudum ne duydum. Benim bildiklerim bunlar.
- Bu konuyu ele almayacaktım. Fakat Zaman Gazetesinde çıkan Selçuk Kapuci’nin haberinde emekli bir asker konuşturulmuş ve onun ifadeleri ile Türkeş’in anayasa değişiklikleri ve başkanlık sistemi isteğine rağmen ülkücülerin neye karşı geldiklerini sorgulamışlardır. Şöyleki; “…Anayasa Değişikliği başlıklı bölümde de, referandum müessesesinin Anayasa ya konulacağının belirtildiğini aktarıyor. Şenol Özbek, "Hal böyle iken MHP nin neye, niçin itiraz ettiğini ve başkanlık sistemi ile ilgili tartışmaları içi boş tartışmalar olarak nitelemesini bir ülkücünün anlayabilmesi mümkün değildir." ifadelerini kullanıyor.”
***
9.IŞIK KİTABINDAN BU KADARINI ALINTI YAPMIŞLAR
Alpaslan Türkeş in 1978 yılında Dizgi Baskı dan yayınlanan genişletilmiş birinci baskı "9 Işık" isimli kitabının 260 ıncı sayfasında şöyle deniliyor: (...) Bu cümleden olmak üzere, parlamenter hükümet sistemi yerine Başkanlık Sistemi ni getireceğiz. (...) Milli Demokrasinin diğer müesseselerini, bilhassa TRT yi, Anayasa Mahkemesi ni, Danıştay ı, Yargıtay ı, üniversiteyi, Yüksek Hâkimler Kurulu nu, milli menfaat ve güveliğimize uygun olarak değiştirip yeniden kuracağız." Haber metninin ilgili bölümü bu. (Haberde parantez içindeki boşluklar ile makalenin tamamı yayınlanmamıştır. Önemli mesajlar bu yazılmayan kısımlarda yer alıyor)
TÜRKEŞ: BAŞKANLIK SİSTEMİNİ GETİRECEĞİZ
Bende Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in 9 Işık Kitabının “6-Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik” konulu 1978 yılı birinci baskı kitabının “Milli Demokrasi Sistemi S:36” başlıklı yazısında özellikle milli demokrasi de “sınıf devleti”nin olmayacağına vurgu yapmış aynı kitabın 39. sayfasında yukarda ki habere konu olan kısmı gerçeğiyle karşılaştırmayı objektif olarak yapmanız için sizlere aynen aktarıyorum:
“ Milliyetçi Hareket, milli bünyemize ve şartlarımıza uymayan, temeli Avrupa’nın liberal ve sosyal demokrasisine dayanan bugünkü anayasayı başından sonuna değiştirecek, milli demokrasiyi bütün müesseseleriyle kuracaktır. Bu cümleden olmak üzere, parlamenter hükümet sistemi yerine BAŞKANLIK SİSTEMİ’ni getireceğiz. Bu sistemde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık yetkileri bir tek şahısta toplanacak, temelinde otorite, güven, disiplin olan bir hükümet doğacaktır. Milli demokrasinin diğer müesseselerini , bilhassa TRT’yi, Anayasa Mahkemesini, Danıştay’ı, Yargıtay’ı, Üniversite’yi, Yüksek Hakimler Kurulu’nu, milli menfaat ve güvenliğimize uygun olarak değiştirip, yeniden kuracağız. Sadece Tabi Senatörlüğü değil, fakat senato müessesesini tamamen kaldıracağız. Böylece bu büyük milleti sınıflara ve menfaat guruplarına bölen sınıf demokrasilerine bir son verip, Devleti, demokrasiyi, anayasayı Türkleştirip, millileştirmiş olacağız.
MİLLİ DEMOKRASİDE NE SAHTE BİR SINIFIN,
NEDE AZINLIĞIN DİKTASI VARDIR
Milliyetçi Hareket, insan hak ve hürriyetlerine dayanır, insan sevgisine dayanır.(…) Biz Milliyetçi Hareket olarak demokrasiye inanıyoruz. Ancak, hak ve hürriyetler rejimi olan demokrasi, hemen belirtelim ki; milleti sınıflara bölen, bir avuç azınlığa hak tanıyıp, büyük millet çoğunluğunu ezen, sömüren bir imtiyazlar rejimi değildir. Milliyetçi Hareket, köhneleşmiş çağ dışı sınıfçı demokrasilerle bir avuç azınlığın saltanatına dayanan sömürücü demokrasiye inanmaz. Milliyetçi Hareketin uygulayacağı demokrasi, milletin bütününü tanıyan milli demokrasidir. Milli demokraside ne sahte bir sınıf, ne de bir avuç azınlığın diktası vardır. Milli Demokraside efendi olarak millet vardır.”
Rahmetli Alparslan Türkeş’in Anayasa değişiklikleri ve Başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri de bu şekilde. Türkeş’in görüşleri net olarak anlaşılırken haberde ülkücülerin anayasa değişikliklerine neden sıcak bakmadığı merak ediliyor. MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli’nin anayasa değişiklikleri hakkındaki çıkışları ve söylemleri 9 Işık kitabı ve Rahmetli Türkeş ile tıpa tıp uyum sağlıyor. Sanırım ülkücüler bunun için AKP’nin anayasa değişikliklerine sıcak bakmıyor. AKP’liler teslimiyetçilikten ve sınıfçılıktan yana bir değişiklik isterken; Ülkücüler Türk Milletinden yana değişiklik istiyor.
9 Işık Kitabının yazıldığı tarihler göz önüne alındığında bu iddiam doğru çıkacaktır. O günlerde, terör vardı, şimdi de var. O günlerde var olduğu belirtilen sınıf yada Türkeş’in azınlık dediği zümreler bugün de var. Hatta başbakan Recep Tayip Erdoğan 36 etnik sınıfın ismini bir çırpıda sayabiliyor. Ülkeyi sınıflara bölen bir düşünce, nasıl anayasa yapabilir, nasıl bir başkanlık sistemi isteyebilir? Esastan bu tartışılmalı.
Türkeş, başkanlık sisteminin kurucusunun Türk Milleti olacağına özellikle vurgu yapıyor. Ne bir sınıfın ne bir zümrenin diktası olamaz, diyor. Bu gün bakıyoruz Amerika destekli Başkanlık sistemi tartıştırılıyor. Bir avuç zümrenin dikta etmesi ile anayasalar değiştiriliyor başkanlık sistemi konuşturuluyor.
****
- Haberler yapılırken, haber konukları seçilirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini bir türlü öğrenemedik. Yada sınıfların oluşması için haber konuları ve konukların seçimlerinde “gerekenin yapılması” ne kadar doğru bir mantık şekli? Merhum Alparslan Türkeş’in Türk Milletinin huzuru refahı, sosyal ve ekonomik kalkınması için yaptığı öneriler bile amacından saptırılarak “Ülkücüler Türk Milletinin gözünde küçük düşürülsün diye” gazete okuyucularına asparagas haber servisi yapılması da özgür bir yayıncılık şekli değildir.
Ülke kendini yönetecek ehil kadrolarına henüz sahip olmamıştır. Türklük özünü bulduğu ve sahiplendiği gün dünya lideri Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacaktır.